Benden

…Bey …Bey hadi ama artık uyanın diyordu bir ses. Bayan sesi. Gözlerimi açmaya çalışıyorum ama çok zor nedense gücüm yok. Aradan ne kadar bir zaman geçti bilemiyorum ama ses gene tekrarladı ve benim gözlerimi açmam konusunda ısrar ediyordu. Hadi ama uyanmanız lazım artık dedi en son. Başka bir ses de yanından ekledi evet …. Bey hadi lütfen.

Nihayetinde gözlerimi açtım. Önce nerede olduğumu anlamaya gayret ediyordum. Ameliyata girerken özellikle de büyük ameliyatlarda her ne kadar moral motivasyon ilaçları size verilmiş olsa da acaba yaşayacakmıyım birinci cevabını bilmediğiniz sorudur kafanızda. Pek belli etmemeye çalışırsınız siz etrafınızdakilere, etrafnızdakiler de size. Ama bu inkar edilemeyecek bir şekilde herkesin kafasındadır. İkinci cevapsız soruda iyileşecekmiyim acaba.

Ayak ucumda iki kişi vardı ama ben onların suratını tam seçemiyordum dolayısı ile kim olduklarını da anlayamıyordum. Muhtemel bana az önce seslenen kişilerdi bunlar, ama henüz yüzlerini seçemiyordum daha. Yavaş yavaş kendime geliyordum, en son hatırladığım duş başlığı şeklinde bir aparatın yüzüme yaklaştırılırken bir yüzü maskeli bir sağlık personelinin 10 a kadar sayacağım ve siz 10 dediğimde uyumuş olacaksınız lafı idi. Ve bu kişi sayı gerçekten birazdan saymaya başladı ancak ben hayal mayal en son 3 bilemedin 4 ü hatırlıyorum. 4 ten sonrası yok. Derin bir sessizlik aslında merak ediyorum gerçekten 10 a kadar saydımı. Sanmıyorum.

Şuur açıldıkça taşlar yerine oturmaya başlıyor.  İlk ceavapsız soru cevabını almaya başlıyordu. YAŞIYORDUM. Ben ameliyat olmuştum ve burası da yoğun bakımdı işte. Bana seslenen ve benim uyanmamı isteyenlerde sanırım hemşirelerimdi. Ameliyata 8:30 civarında girmiştim. Daha sonra öğrendiğimde ise bana ilk seslendikleri saat 18:30 idi. ancak ben bana seslenenlerin suratını seçmeye 20:20 civarında başlayabildim. Görüntü hala bulanık idi ancak az da olsa artık karşı tarafın suratını seçebiliyordum. Biri bayan diğeri erkek iki adet hemşirem vardı benim ile ilgilenen.

Kendime geldiğimde ayağım ve göğüs bölgemde bir uyuşukluk hissedince göğsümün boydan boya sargılı olduğunu farkettim. Sağ ayağımında diz kapağımın üst hizasından ayak bileğime kadar sarılı olduğunu farkettim. Acilen hastaneye getirilip acilen ameliyata alınmam nedeni ile de tam ne yapıldığını nasıl bir ameliyat olduğumu tam bilemiyordum ama ameliyat sonrası insan nedense ilk önce nerdeyim ben ve yaşıyormuyum sorusuna cevap bulma ihtiyacı hissediyor. Göğsüm açık kalp ameliyatının geri kalan ömrüm de devamlı bana hatırlatılması için bir kanıt, sağ ayağımda ki de damarlarımın değiştiğinin kanıtı idi işte.

Yoğun bakımda fazla kalmadım herşey iyi gitti. Şükür Allaha ki herhangi bir enfeksiyon olmadı ve ertesi gün servise alındım. zaten artık eskisi gibi yoğun bakımda ve hastane de tutmamaya gayret ediyorlar hastaları. İlk neden ticari gibi gözüksede aslında hastalar içinde daha iyi bir durum.

Gerek yoğun bakım da gerekse servis de yatarken insan daha önceden kaçtığı bir takım konular ile yüzyüze gelmek zorunda kalıyor. Bunlardan kaçamayıp bu sorulara cevap bulmaya çalışıyor. Günlük koşuşturma ve geçim derdinin getirdiği saçma sapan bahaneler nedeni ile kaybettiği değerleri kısa bir süre hatırlamasına vesile oluyor. Kırgın olduğu akrabalar ile kaçamak bakışmalar yapıyor ve bir şekilde değer verildiğini görmek istiyor insanlar.

Hasta yatağında bir takım kararlar alınsa da, bunların normal günlük yaşam şartlarına dönüldüğünde ne kadarı uygulanıyor, tam bilemeyeceğim ancak çoğu bir kaç gün sonra unutulmaya başlanıyor. Bu güne kadar yaşadığımız bir hayatın yanın da bir nevi ikinci bir şans tanınmış olsa da, biz bu kalan ömrümüzü en azından şimdiye kadar olan hayatımıza göre daha iyi yaşamamız gerekmesine rağmen MALESEF biz kaldığımız yerden devam ediyoruz hayata.

Bir yaşam tarzı seçiminden kastımız aslında bir nevi bu olsa da ana amacımız hastane koridorlarında elimizde yastık ile ilk adımları attığımızda ki yaşama azmimizin normal yaşantımızın her anında da devam etmesi halinde bir sorun kalmayacaktır aslında.

Bazen elimizdekinin değerini anlayabilmek için belkide bir miktar kaybetmemizin faydası oluyor. Değerini anlayabilmek adına. geçici de olsa bir fırsat yani. Dilerim sizler hayatınızdaki bir takım değerlerin değerini, kaybetmeden anlayabilirsiniz.

Yaşam tercihinizi değerliden yana yapmanız dileği ile.

Kalın sağlıcakla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir