inşirahtan ders alabilmek…

1. (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2, 3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
4. Senin şânını yükseltmedik mi?
5. Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
8. Ancak Rabbine yönel ve yalvar.

Sabah her zaman ki gibi hissediyordu kendini. Bu aralar iyice dağılmıştı artık. Uzun süredir para sıkıntısı çekiyordu ancak artık iyice bunalmıştı. Farkında idi parasız olmasının nedeni ile çoğu kapının suratına kapandığının…
Er kişi çıktı evinden, hanımı ile vedalaştı. Uğurladı onu hanımı evin kapısından. Çocukları ile de uçurtma uçurmuştu. Çıktı yola bakalım mevlam neyler bu gün diyerek.
Söz verdiği bir işi tamamlamak için bindi arabasına. Söz verdiği bir işti ve para kazanamayacak aksine parası gidecekti. Olan parasıda. Geldimi peşpeşe gelir derler ya o misal çamaşır makinasıda havlu atmıştı ansızın.
Sürdü arabasını, ağlamak istiyordu ama ağlayamıyordu. İsyan etmek geçmezdi aklından ama bunalmıştı. Bir arkadaşı demişti ki ona “sen ne kadar güçlü imişsin ki, geldikçe geliyor.” teselli oluyordu kendisine bu cümle ile.
Birilerini aramak istedi ama telefon faturasını ödemediği için telefonu aramaya kapalı idi. Bekledi belki bir dost arar diye.Arabası sürerken sadece bekleyebildi. Bir kaç kere eli telefona gitti hatırladı arayamayacağını başladı yüksek sesle dua etmeye.
Vardı işinin olduğu semte ve eve. Bir akrabasının balkonunda çiçek düzenlemesi yapacaktı biraz da tamirat işi. Çıktı balkona baktı eksik malzemeler olduğunu farketti, mahalledeki nalburdan eksik malzemeleri almak için evden dışarı çıkarken evdeki yeğenleride gelirken börek alırmısın diye dayılarından istekte bulundular. Bir şey diyemedi. Cebinde bulunan son parayı düşündü. Börek alsa çiviye para kalmayacak iş yarım kalacak, çivi alsa börek için para kalmayacak yeğenlere ne diyecek.
Hadi Hayırlısı bakalım dedi.
Yürüdü mahallenin sokaklarında….
İlk karşısına börekçi çıktı. Yeğenler için börekleri söylerken yanına biri yanaştı….
– “Abi bana börek alırmısın ?” diye sessizce sordu bizim ER kişiye…
Er kişi baktı çocuğun suratına
– tabi alayım dedi. Dedi ama kafasında yeni bir hesap kitap olayına girdi. Nasıl yetecek cepteki para…
Almasan olmaz, alsan hiç olmaz.
– Abi dedi çocuk bana öyle bakma ben iyi bir insanım… 2 milyonluk börek yeter bana.
tamam dedi ER kişi 2 milyonluk olsun.
Aldı yeğenlerine ve çocuğa börek. Artık hesap yapmıyordu. Nasıl olsa para artık yetişmeyecek. Önemi de yok zaten bir şekilde hallederiz inşallah dedi.
Böreğini alan çocuk ER kişi börekçiden çıkarken .
-” Abi sana çok dua edeceğim. dedi.
– ER kişi kalan parası ile de alabildiği kadar nalbur malzemesini alarak evin yolunu tuttu. İşini bitirdi. ve ev sahibeleri gelmeden evden ayrılarak kendi evine doğru yola çıktı.
Yolda bir pişmanlık kapladı içini. Ben neden o çocuğa bir kilo börek almadım. Ben neden 2 milyonluk aldım diye pişmanlık duymaya başladı. Geri dönüp çocuğu bulabileceğine inansa dönecekti geri. İşin kötüsü cebinde de para kalmamıştı.
Garip duygular içinde evinden içeri girdi.
Hanımı her zaman ki gibi karşıladı onu. Çocukları ise eve girerken sokakta görmüştü. Oynuyorlardı kendi aralarında.
Uzaktan bakarak çocuklarına dua edebildi sadece. Dua etti onlara.
AKlına gene börekçideki çocuk takıldı kafasına. Hanımına anlatarak rahatlamak istedi.
Yorulmuştu da.
Yaşıda 40’ı geçmişti artık. Eskiden olsa bu işlerden tüm gün yapsa banamısın demezdi. Ama şimdi biraz yorgunluk hissetti.
Yatsı namazını kılıp yatmaya hazırlanırken işini yaptığı ev sahibesinden bir telefon geldi. Kadın çocuklarına ulaşamıyordu ve ER kişiden evde ise onlara ulaşmasını istiyordu.
Er kişi işini az önce bitirdiğini ve ev sahibesinin evinden yarım saat önce çıktığını iletti kadına. Onun da kafasına takılmıştı şimdi yeğenler.
Namazı kıldı. VÜcudu yatmak istiyordu ancak duyguları buna müsade etmiyordu. Yeğenlerden Gelecek iyi haberi bekliyordu.
gecenin ilerleyen saatlerine doğru yeğenlere ulaşıldığı haberi gelince, rahatladı. Şükür etti YARATAN’a…
Saate baktı sabaha karşı 3 civarıydı. Gidip yatsa, sabah namazına çok büyük bir ihtimal ile kalkamayacaktı. Yatmasa yarın önemli bir görüşmesi vardı. Bütün gün ayakta olması lazımdı.

Ellerini açtı duaya başladı.
YARATAN’a yalvardı…
SABAH NAMAZINA KALKABİLSİN DİYE. Tek isteği bu oldu.
Ne para istedi ne sağlık ne huzur.

Sadece ve sadece allahım benim namaza kalkmamı nasip eyle.
Amin der demez uyudu erkişi.

Bir anda uykusundan uyandı. Ne kadar uyuduğunu bilmiyor du. Saat kaç onu da. Ancak geç yatmış olmasına rağmen yorgunluk kalmamıştı kendisinde. Sanırım bayağı uyudum diyerek saatine baktı. Sabah namazı saati idi. 1.5 saat uyumuştu ancak nedense günlerce uyumuş gibi zinde kalktı yataktan.
Çocukluğundan beri kalktığı sabah namazları gibi değildi bu sefer. Kendini çok dinç hissediyordu gece geç yatmış olmasına ve az uyumuş olmasına rağmen. Sinirli de değildi. Aksine içinde bir heyecen belirdi bir anda.
ŞÜKÜRLER OLSUN diyerek önce hanımını kaldırdı sabah namazı için. Daha sonra da evdeki çocuklarını kaldırdı sıra ile.
Ev halkı gelsin cemaatle sabah namazını kılalım diye geçti oturma odasına beklemeye başladı ev ahalisini.
Namazı beraberce eda ettiler.
Namaz sonrası ER KİŞİ başladı kuran okumaya…
İNŞİRAH SÜRESİ nin ayetleri döküldü ağzından. Sürenin okunması bittikten sonra mealini de okuda tüm ev halkına.

1. (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
2, 3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
4. Senin şânını yükseltmedik mi?
5. Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul.
8. Ancak Rabbine yönel ve yalvar.

Dedi ki kendi içinden ben bu güne kadar hep insanlardan bekledim. Ama rızkı verende alanda yüce YARADAN’dır.
Ev halkı namaz sonrası yataklarına dönerken camdan dışarısını seyretti ER KİŞİ.
Hala aklı börek aldığı çocukta idi. Niye böreği daha fazla almadım diye kendine kızıyordu biraz.

Rabbi ile başbaşa idi gene.
Rabbine yöneldi ve başladı yalvarmaya…
dua ederken uyuya kaldı. Ama çok mutluydu sabah namazına kalkarken.

ALLAH SENDEN RAZI OLSUN ER KİŞİ. Sen ve senin gibilerin sayısını arttırsın…Bize de sabah namazını kılmayı istemeyi nasip etsin.

Posted Under

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir