ne yiyip içtiğimizi biliyormuyuz acaba

NE YİYİP İÇTİĞİMİZİ BİLİYORMUYUZ.

Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: “Size iyi ve temiz şeyler helal kılındı.” Allah’ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin), Allah’tan korkun. Muhakkak Allah, hesabı çabuk görendir.(5:3-4)
-O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. (2: 173)
Cenab-ı hak bize neyin haram olduğunu neyin helal olduğunu Kur’anı azimüşan da açıkça belirtmiştir. Fakat günümüzde ekseriyetin nazarı dünyaya baktığı için helal ve haram birbirine iyice yaklaşmış hatta birbiri içerisine girmiştir. Aynı dükkanda hem haram hem helal bulunabilmekte, aynı fabrikada bir taraf da meyve suyu bir taraf da şarap üretilebilmektedir.
Numan b. Beşir(r.a.) rivayet ettiğine göre Resul-ü Ekrem(s.a.v.) şöyle buyurmuştur.
“Şüphesiz ki helal belli, haram da bellidir. Bu ikisi arasında çok kimselerin bilmedikleri şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden korunursa, dinini ve namusunu korumaya talip olmuş demektir. Kim ki şüpheli şeylere dalarsa, tıpkı bir korunun çevresinde hayvanlarını otlatan bir çobanın sürüsünün çok geçmeden o koruya dalacağı gibi o da haramların içine düşüverir. Dikkat ediniz, her hükümdarın bir korusu vardır. İyi dinleyiniz: Allah’ın korusu da yasaklarıdır. Uyanık olunuz: Vücudun içinde bir çiğnem et vardır. O iyi olduğunda bütün ceset de iyi olur. O bozulduğunda ise bütün bünye fesada uğrar. Biliniz ki o kalp’tir.” (Buhari ve Müslim). Peygamber (s.a.v.) ‘ın buyurdukları gibi bizler bilhassa şüpheli şeylerden kaçmalıyız ki harama düşmeyelim.
Biz bu yazımızda şüpheli şeylerin başında gelen ve içine girdiği her şeyi şüpheli durumuna getiren bir katkı maddesinden yani jelatinden bahsedeceğiz. Jelatin hayvanların et, deri ve kemiklerinden elde edilen bir katkı maddesidir. Jelatin ekseriyetle gıda ve ilaç sanayisinde kaliteyi artırmak amacı ile kullanılan bir tür proteindir ki kollojen diye adlandırılır. Gıda ve ilaç sanayisinde emülgatör, stabilizatör, köpürmeyi sağlayıcı, jelleştirici, kremleştirici, koyulaştırıcı ve durultma ajanı gibi bir çok fonksiyonu üstlenmektedir.
Jelatinler birçok gıda sektöründe ve ilaçlarda kullanılmaktadır. Ülkemizde maalesef üretilmemekte ekseriyetle Avrupa ülkelerinden ithal edilmektedir. Avrupa jelatin üreten firmaların internet sitelerinde yapmış olduğumuz araştırmalarda jelatin üretiminde genellikle domuz kaynaklı hammadde kullanılmaktadır. Çünkü jelatin bir tür proteindir. Domuz da protein yönünden zengindir ve üretim metodu ise sığıra nazaran daha kolaydır. Şimdi sizlere konuyu daha açık izah edebilmek için jelatinin üretim metodunu kısaca anlatmak istiyoruz.

Jelatin üretimi çok yüksek teknoloji gerektiren ve çok karmaşık üretim aşamalarına sahip bir üründür. Jelatinin temel olarak kaynağı sığır, domuz ve küçükbaş hayvanların etleri, derileri veyahut kemikleridir. Jelatinin üretim aşamalarını kısaca aşağıda sıralayacağımız proseslerle açıklayabiliriz.

  1. Ön işlem: Hammaddenin yağlardan ve minerallerden uzaklaştırılması. Bunun içinde hammaddenin kaynağına göre, iki ayrı metot kullanılmaktadır.
  1. Alkali metot: Sığır gibi hayvanların kollojen (bir tür protein) bağlayıcı dokuları çok kuvvetlidir. Bu tür hayvanlardan jelatin üretilmek istenildiğinde bunları alkali muameleye tabi tutmak gerekmektedir. Bunun için birkaç hafta bu hayvanların uzuvları kireçli su içerisinde bekletilirler. Bu süre içerisinde kollejen yapısı gevşer. Bu işlem neticesinde sıcak su ile muamele edilerek kollojen diğer materyallerden ayrılır.
  2. Asidite metot: Domuz da ise kollojen bağlayan çok kuvvetli değildir. Burada bir günlük asitle muamele işlemi sonucunda asitler nötrleştirilir ve yoğun bir tuzlama işlemi sonucunda kollojenler ayrıştırılır.
  1. Ekstraksiyon: Ön işleme tabi tutulmuş kollojenler sıcak su ile muamele edilerek kollojenlerin iyice ayrışması sağlanır.
  2. Temizleme: Sıcak suya tabi tutulan kollojenler seperatörlerde filtreler yardımı ile yağ ve fiber kalıntılarından ayrılır. Daha sonra özel bir işlem ile kalsiyum, sodyum ve diğer minerallerden ayrılarak saflaştırılır.
  3. Jelleştirme: Saflaştırılan kollojen sıvısı vakum buhar kazanlarında buharlaştırılarak bal kıvamında bir sıvı elde edilir.
  4. Kurutma: Jel haline getirilen sıvı sterilize edilerek kurutulur daha sonra granül haline getirilerek piyasaya arz edilir.
Domuz derisi Domuz ve sığır kemikleri Sığır deri parçaları

Jelatin Üretiminde Kullanılan Hammaddeler
jelatin on islemejelatin ekstraksiyon jelatin aritmajelatin konsantrasyonjelatin kurutma
Hammadde alımı ve             Ekstraksiyon                   Temizleme                            Jelleştirme                     Kurutma
Ön işlemler

Yukarıda üretim prosesinde belirtildiği gibi jelatinin sığırdan üretilmesi durumumda en az 3 hafta kadar bir süre ile alkali muamele gerektirmektedir. Bu işlem de üretim maliyetini hem artırmakta ve hem de üretim süresini uzatıp kapasiteyi düşürmektedir. Bu sebepten dolayı jelatin üreten çoğu firmalar hammadde olarak genellikle domuzu tercih etmektedirler. Domuzun diğer bir tercih sebebi ise yılda ortalama 1-3 kez doğum yapabilmesi ve her doğumda cinsine göre 5-20 arası yavrulayabilmesidir. Birkaç ayda 90-100 kg’a ve yetişkinliğinde 150 kg’a ulaşabilir. Yetişkin bir domuzun ağırlığının %30-%50’si arası yağdır. Bu hayvan çöp dahil hemen hemen her şeyi yiyebilir. Direncinin fazla olmasından dolayı yaşayacağı ortamların çok itinalı ve sıhhi olmasına gerek yoktur.
Bunun için ya mezbahanelerden deri, kemik ve sair parçaları alıp hammadde olarak kullanmaktalar ve yahut ekonomik ömrünü tamamlamış ihtiyar hayvanları kullanmaktadırlar. Çünkü Avrupa’da genç ve sağlıklı hayvanların jelatin üretiminde kullanılmasına sınırlama getirilmiştir.
Ülkemizde jelatin gıda ve ilaç sanayisinde birçok alanda kullanılmakta ve kullanan firmalarda ticari sebeplerden dolayı jelatini sadece bir kimyasal madde olarak görmekte tüketicinin tepkisini çekmemek için de etiket üzerine ya sığır jelatini yazmakta ya da hiç bir şey yazmamaktadırlar. Şehrimizin birinde Tarım İl Müdürlüğü denetim ekiplerinin yapmış olduğu denetim sırasında hazır yoğurt fabrikalarının çoğunda jelatin kullanıldığı tespit edilmiş olup hiç birinin etiketi üzerinde de jelatin içermektedir diye bir ibareye rastlanmamaktadır.
Jelatinler piyasada satılan bir çok gıda içerisinde yer almaktadır. Özellikle jöle türü yiyeceklerde koyu kıvamda jelatinimsi yapı oluşturmak maksadı ile salam ve sosislerde bu ürünlerin dış yüzeylerinde kuruma olmaması maksadı ile margarinlerde ekmek üzerine sürülebilme kalitesini artırmak maksadı ile jelibon türü ürünlerde lastiğimsi yapı oluşturmak maksadı ile marşmallov yapımında, yoğurtlarda kıvam artırmak maksadı ile elma suyu ve elma şarabında bulanıklığı gidermek maksadı ile meyveli sütlerde ısıl işlem esnasında sütün kesilmemesi için bazı meyve sularında kıvam artırmak maksadı ile sıkça kullanılmaktadır.
İlaç sanayisinde kapsül yapımında ve bazı açık yaralarda yaraların dış ortamla bağlantısını kesen yara tozlarında kullanılmaktadır.
30-40 milyonluk Musevi milleti ve ondan daha düşük nüfusa sahip olan vejetaryenler için dünya çapında özel haklar sağlanıp yasalar çıkarılırken 2 milyara yakın nüfusa sahip İslam alemi için kimse kılını kıpırdatmıyor. Daha kötüsü Elhamdülillah Müslüman’ım diyenlerin çeşitli ecnebi ülkelerinden senelik yaklaşık 2000 ton jelatini ithal etmesidir.
Bu konuda gerçek Müslümanlar olarak jelatinli ürünlere dikkat etmeliyiz. %100 sığır jelatini de olsa ithal edilen bu ürünlerde İslami kesimlere dikkat edilmediği unutulmamalıdır.

kaynak için teşekkürler. 3w.afiagida.com/neyiyip.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir