TSE nin helal belge çalışmaları…

‘CE işareti yetmez, TSE belgesi de aranmalı’

Bir ürünün doğru standartlarda üretilip üretilmediğini anlamak için CE işaretine bakmanın yeterli olmadığı, bu işaretin, ürünün sadece can ve mal güvenliği açısından tehlike arz etmediğini gösterdiği, TSE belgesinin ise ürünün doğru üretim süreçlerinden geçtiğini, içindeki maddelerin doğru kontrol edildiğini, yani ”gönül rahatlığıyla” tüketilebileceğini gösterdiği bildirildi.

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, AA muhabirine enstitünün belgelendirme süreçleri, güvenli gıda, GDO’lu ürünler, helal gıda konularında açıklamalarda bulundu.

TSE’nin 300 bin metre karelik alanda 20 bloktan oluşan elektronik, kimya, yangın, ambalaj, gıda gibi alanlarda hizmet veren ”mükemmel” laboratuvarlarının bulunduğunu, enstitü mühendislerinin yaptıkları çalışmalar sonucunda, bugüne kadar 46 bin firmaya 60 binin üzerinde ürün belgelendirmesi gerçekleştirdiklerini söyledi.

”Bir gıdanın üzerinde TSE ibaresi görüldüğünde, tüketici o ürünü güvenle, iç huzuruyla tüketebilir mi?” şeklindeki soruya Büyükhelvacıgil, ”Kesinlikle tüketebilirsiniz. 60 yıldır gördüğünüz baklava dilimi kesinlikle o ürünlerin sağlıklı, güvenli, iyi kontrol ve analizinin yapıldığının garantisidir, gönül rahatlığıyla kullanabilir, tüketebilirsiniz” karşılığını verdi.

Büyükhelvacıgil, enstitünün sadece ilk belgelendirmeyi yapmakla kalmadığını, sonrasında her yıl ara denetimlere gittiklerini, ürünlerin hijyen standartlara uygun üretilip üretilmediğinden, içindeki malzemelerin ne olduğuna kadar kontrol ettiklerini söyledi.

Standartlara uygun üretim yapılmadığın tespiti halinde belge iptali yapabildiklerini kaydeden Büyükhelvacıgil, şu ana dek belge iptali gerektirecek durumların çok az yaşanmasının sevindirici olduğunu söyledi.

-‘ÇİN’E BİLE GİDİP DENETİM YAPIYORUZ”-

Tahir Büyükhelvacıgil, ”İhracatta TSE belgesinin sağladığı avantajlar var mı? Yurt dışındaki alıcılar TSE ibaresini görünce daha rahat mı alım yapıyorlar?” sorusuna şu yanıtı verdi:

”Kesinlikle rahat alıyorlar. Dünyada tartışmasız etkisi var. Şu anda 67 ülkede 85 tane protokolümüz var. Bu protokollerle TSE belgeli ürünlerin o ülkelere ihraç edildiği zaman gümrüklerde beklemeden ülkeye girmesini sağlıyoruz. Şayet üründe piyasa gözetim denetimi o ülkelerde yapıldığında problem bildirdiklerinde, ki böyle bir şey olmadı şu ana kadar, anında gidip belgeyi iptal edebilir, kullanımını yasaklayabiliriz.

İthal edilen ürünler için de belgelendirme yaptıklarını dile getiren Büyükhelvacıgil, şöyle konuştu:

”Dış Ticaret Müsteşarlığının bize verdiği tebliğler doğrultusunda ürün analizleri ve kontrollerini yapıyoruz. Hatta şöyle bir şey yapıyoruz. DTM’nin izniyle bir firma ürünlerini Çin’de ürettiriyorsa, biz oraya gidip denetim yapıyoruz. O ürünlerin standartlara uygun olup olmadığını tespit ediyoruz ve orada TSE belgesi verebiliyoruz. O vakit o ürün buraya daha rahat giriyor.”

Büyükhelvacıgil, AB ilerleme raporunda da yer aldığı şekliyle TSE’nin, 30 bini aşkın standardıyla Avrupa standartları bakımından yüzde 98,9 uygunluk seviyesine geldiğini belirterek, ”Yani bizim standartlarımız Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılmış durumda. Avrupa’da üretilen bir ürünle bizim ülkemizde üretilen ürünler standartların vaaz ettiği aynı süreci kapsar” dedi.

-”CE İŞARETİ BAŞKA, TSE BAŞKA”-

Tüketicilerin çoğunlukla gıda ürünlerinde ”Acaba temiz midir, güvenli midir?” şeklinde kaygılar yaşadığının hatırlatılması üzerine Büyükhelvacıgil, şunları anlattı:

”İnsanımız CE işaretini gördüğünde zannediyor ki TSE belgesinin yerini alıyor. Ama asla öyle değil. CE işareti ürünlerin can ve mal güvenliği açısından emniyetli olduğunu söyler. Halbuki TSE belgesi o ürünün standartların emrettiği hususlarda doğru üretim süreçlerinden geçtiğini, içindeki maddelerin doğru kontrol edildiğini gösterir. İkisi farklıdır, birbirine karıştırılmamalıdır. Tüketici kesinlikle TSE’yi aramalı, CE farklı bir şey. TSE belgesi ürüne verilen belgedir. CE o ürünün can ve mal güvenliği açısından emniyetli olduğunu söyler. İSO kalite sistem belgeleri de o ürüne dair belge değildir. Kuruluşa dair belgedir. Ürüne belge sadece TSE ile oluyor.”

Büyükhelvacıgil, GDO’lu ürün tartışmalarına ilişkin soruya, ”GDO’lu ürünler hakkında bir çalışma yürütüyoruz, bu çalışmamızı yakın zamanda açıklayacağız. TSE ‘Bu ürün GDO’ludur’ veya ‘Değildir’ şeklinde belgelendirecek” karşılığını verdi.

Kaçak veya uygun koşullarda üretilmeyen etlerle ilgili soru üzerine Büyükhelvacıgil, TSE belgeli beyaz ya da kırmızı et ürünlerini denetleyip kontrol ettiklerini söyledi.

-”ABD’DE ‘HELAL GIDA SATILIR’ YAZAN DÜKKANLAR VAR”-

TSE’nin helal gıda belgelendirme çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Büyükhelvacıgil, konunun 14 Ekim günlü İslam Konferansı Teşkilatına (İKT) üye 25 ülkenin katılımıyla yapılan uzmanlar toplantısında net bir karara bağlandığını ve İKT’ye helal gıdayla ilgili bütün dokümanları sunduklarını, İKT’nin onayının ardından belgelendirme sürecine geçeceklerini anlattı.

Büyükhelvacıgil, ”Ürünlere ‘helaldir’ ya da ‘helal değildir’ gibi belge mi vereceksiniz?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

”Evet onun gibi belgeler olacak. Ama tabii burada şunu göz ardı etmemek lazım. Dünya ticareti 2000 yılında 2 trilyon dolardan 12 trilyon dolara çıktı. Bugünlerde 26-30 trilyon dolarlar konuşuluyor. Bu süreçte helal gıda ticaretinin de büyük bir payı var. 15 gün önce ABD’deydim. San Francisco gibi birçok yerde dükkanlarda ‘Helal gıda’ diye yazıyor. Avrupa’da da var. Bu ticaretten pay almamız lazım. Kaldı ki sadece helal gıda diye bakmamak lazım. Mesela İsrail’in yaptığı ‘kosher’ damgalı ürünler var. İsrail vatandaşları her yerde bu belgeyi ararlar. Helal gıdayı da bir şekilde ‘kosher’ belgesine benzetebilirsiniz.”

-”TÜKETİCİ BİLİNCİ KONUSUNDA KAT EDECEĞİMİZ ÇOK YOL VAR”-

Ekonomik krizle birlikte TSE belgesi alan firma sayısında bir azalma meydana gelip gelmediğinin sorulması üzerine Büyükhelvacıgil, krizin bu süreci biraz etkilediğini, ama kurumsallaşmış firmaların yeni ürünler eklediği zaman onların da belgesini aldıkları için aradaki farkın kapandığını söyledi.

Tahir Büyükhelvacıgil, Türkiye’de tüketici bilincinin yerleşmesinin önemli olduğunu, enstitünün 444 0 873 numaralı çağrı merkezine gelen şikayetler doğrultusunda çalışmalar yaptıklarını belirterek, ”Şikayet aldığımızda 3-4 saati geçmeden geri dönüş yapıyoruz. Bakıp araştırılacaksa, onu de belirtip şu gün cevap vereceğiz diyoruz” şeklinde konuştu.

”Türkiye’de tüketici günümüzde daha mı bilinçli?” sorusuna Büyükhelvacıgil, ”Kat edeceğimiz çok yol var hala. TSE bu kalite bilincinin oluşmasına ciddi katkılar sağlıyor” yanıtını verdi.

haber kaynağı için tıklayın.

gerçi daha önce ki günler de MHP tarafından meclise verilen önerge ye sorumlu bakan bu kadar net bir açıklama yapmamıştı ama Gene de bir şekilde bu faaliy

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir